Anasayfa arrow İlçemiz arrow İlçemizin Tarihi arrow [KARA FATMA]
[KARA FATMA]
Yazar websnap   

 

Bir Kahraman Kadirli’li Türkmen Kadını

 

KARA FATMA

Şekil1- Kara Fatma Atında

 Anavarza kalesi eteklerinde kışlayan Bozdoğan aşireti bahar aylarının gelmesi ile birlikte yönünü kuzeye çevirir… Büyük göç başlar. Savrun veya Andırın üzerinden süren aşiret göçü, sıcakların insanı terlettiği günlerde Savrun gözü,Meryemçil ve Binboğa’ya ulaşılmış olurdu. Aşiret beyi Hacı Osman’ın genç ve güzel olduğu kadar kavgacı ve cesur bir kızı vardı: Asiye isminde… Asiye,yaşıtlarından beklenmeyen bir şekilde ata biner,kılıç kuşanırdı.  Bayazıt beylerinden Kalender Paşa ile evlendi. Kocası Maraş’ın önde gelen eşraf ailelerinden birisine mensuptu.

     Kalender Paşa, Maraş valiliği yaptı. Girit’te görevli olduğu bir sırada hastalandı ve öldü. Mezarı Kuş adasında idi.  Asiye Hatun, 1820’liyılların içinde Kalender Paşa’nın geniş topraklarının bulunduğu Andırın yöresine geldi.Tokmaklı yakınlarındaki Beylik mahallesindeki konakta yaşamaya başladı. O yıllarda Çukurova genelinde aşiret kavgaları ,derebeylerin yönetime karşı gelmeleri,devletin vergi ve asker almakta zorlandığı  bir dönemdi. Ve bu döneme “kavga-döğüş” anlamında KOVGUN deniliyordu. Asiye hatun, bir aşiret beyi veya hükümdar gibi davrandı.Aşiretlerden vergi topladı.Hırsızlara ve eşkiyalara ağır cezalar verdi. Onun bu kavgacı haline bakılarak “Kara Fatma” veya “Gara hatun” şöhretleri verildi.

    Osmanlı devleti’nin Rusya ile harbe girdi 1853 yılında Kara Fatma emrinde bulunan askerlerle İstanbul’a geldi. Onun İstanbul’a gelişi hayli ilgi çekici oldu.Padişah bile saray penceresinden onun şehre gelişini seyretti. Yabancı gazeteciler Kara Fatma’nın askerleri ile ve at sırtında görüntüsünü yansıtan görüntüsünü çizdiler.

     Kara Fatma,Tuna nehri kıyılarına geldi. Savaşa katıldı.Yanında patlayan bir bombanın parçaları vücuduna isabet etti.Dişleri parçalandı. Yaralanmıştı.Tedavi edildi.İstanbul’a geldi.Padişah onun kahramanlığını madalya vererek ödüllendirdi.  Kara Fatma,yeniden Andırın-Kadirli sınırındaki Beylik köyüne geldi. Son yıllarını burada geçirdi.  Namık Kemal, onun mücadelesinden etkilenerek Vatan Yahut Silistre piyesini yazdı. Bilindiği gibi bahsi geçen piyes  Osmanlı ülkesinde vatan ve bayrak sevgisini güçlendiren önemli bir fikir ürünüdür.                                                                                     Cezmi Yurtsever

 
< Önceki   Sonraki >

Günün Sözü

Benim sloganım konsantrasyondur. Fakat ondan önce dürüstlük ve üretim gelir. Andrew Carnegie

Hava Durumu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun