Anasayfa Ziyaretçi Defteri Ziyaretçi DefteriZiyaretci Defterine Giris
RAMAZAN
13 Ocak 2008 18:40 | K.MARAŞ
SEVGİLİ DEĞERLİ HEMŞERİLERİM BU SİTEYİ BULDUM MEMLEKETİME OLAN HASRETİMİ GİDERDİM YAPANLARIN ELLERİNE SAĞLIK HERKESE SELAMLAR
BİLGE EVLİYAOĞLU
02 Ocak 2008 19:17 | Ankara
MERHABA. SAYIN KADİRLİLİ HEMŞERİLERİM. BEN İLÇEM DIŞINDA YAŞAYANLARDAN BİRİYİM. HER KADİRLİ KELİMESİ BENİ HEYECANLANDIRIYOR. KADİRLİ DE YAŞAYAN HEMŞERİLERİM, SİZLER ORADA YAŞARKEN FARKINDA DEĞİLSİNİZ BELKİ AMA ŞEHRİMİZ VE İNSANLARIMIZ ÇOK GÜZEL. ANCAK ÜLKEMİZDE KADİRLİ ÇOK TANINAN BİR YER DEĞİL. KADİRLİ DEYİNCE SANMAYIN HERKESİN AKLINA TURP GELİYOR!!! AMA KADİRLİLİYİM DİYİNCE ÖZELLİKLE AŞIKLAR GELİYOR İNSANLARIN AKLINA. AŞIK FEYMANİ DİYORLAR, ABDULVAHAP KOCAMAN DİYORLAR, HALİL KARABULUT DİYORLAR. AMA BUNLARI DA BİR BİLMİYORUZ. YA DA BU ŞUURDA DEĞİLİZ. AŞIK FEYMANİYİ BIRAKIN TÜRKİYE DÜNYA TANIYOR. ADINA HERYIL OSMANİYE DE AŞIK FEYMANİ ŞENLİKLERİ YAPILDIĞINI KAÇIMIZ BİLİYORUZ. ADINA YAŞARKEN SEMPOZYUM YAPILDIĞINI KAÇ KADİRLLİLİ BİLİYOR. HALİL KARABULUT EDEBİYAT DÜNYAMIZDA YAŞAYAN EN ÜNLÜ ŞAİRLERDEN BİRİ KABUL EDİLİYOR. AMA KADİRLİ DE ADI YOK. KADİRLİYİ BIRAKIN KENDİ KÖYLERİNDE BİLE BU SANAT GÜNEŞLERİ TANINMIYOR. AZAPLI FEYMANİ CEVHERİNİ DUYMAMIŞ, ABDULVAHAP KOCAMAN AVLUK KÖYÜNDE İTİBAR GÖRMEMİŞ, HALİL KARABULUT MEHMETLİ DE HALA YALNIZ. BU DEĞERLERLE ÖĞÜNELİM. AMA KADİRLİ'DE TANIYALIM VE TANITALIM. EN AZINDAN İSİMLERİ BİRER CADDEYE VERİLSİN.
faruk
02 Ocak 2008 13:59 | erzurum
kadirli enfes bi memleket.biz gençler kadirlimize sahip çıkalım teşekkürler farukcuğum
Naz
28 Aralık 2007 14:55 | KadirLi
SLm bende kadirliliyim ve 7 mart mahallesinde yim kadirli cok güzel bi yer daha bu yasımda cok yer gezdim ama insanın doqdugu yer insana daha bi baska gelio walla hı bu arada yasım 18 ben bi kadirlili olarak tüm hemserilerimin gecmis bayramını kutluyorum herkese iyi Günler (Lütfen Kadirlimize İyi bakalımm) ![]() naz hanım teşekkür ediyoruz
ÜMİT MIZRAKÇI
20 Aralık 2007 21:24 | TOKAT
TÜM KADİRLİLİ HEMŞEHRİLERİMİN KURBAN BAYRAMINI KUTLARIM ESENLİKLER DİLERİM.MEMLEKETİMİZİN KIYMETİNİ BİLELİM
Mehmet İSPİR
18 Aralık 2007 16:47 | E-90 ULUKIŞLA
Bayram nedir? Mübarek kurban bayramına sağlık ve huzur içinde erişmenizi diliyorum. Peki, nedir bayram? Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca insan, ciğerlerine temiz havayı çekebilme imkânına kavuştuğunda duyduğu huzur bayramdır. Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlıktan çıkan bilir. Yaşadığımız toplumda içinde bulunduğumuz sosyal ve ekonomik sorunları göz önüne aldığımızda gerçek bayramı her gün yaşayabiliriz Eğer; Bir baba evine ekmek götürebiliyorsa, evinde ailesiyle birlikte sağlık ve huzur içinde sofrasını kurabiliyor ve ağız tadıyla çorbasını içebiliyorsa onun için o gün bayramdır. Okula giden çocuğunun ihtiyacını karşılayabiliyorsa, defterini alabiliyorsa, servis tutabiliyorsa bayramı yaşıyordur. Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp sevdiklerimizle geçirdiğimiz her geçen gün bayramdır. Hastanede tedavisini tamamlayıp sağlıklı bir şekilde evine dönen için o gün bayramdır. Sofraya konan yiyeceklerin tadına bakabilen ve afiyetle yiyebilen için o sofra bayram sofrasıdır. Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, sevgiliyle buluşmak bayramdır. Bir sürpriz paketin içinden çıkan hediye, tatlı bir şekerleme üzerine örtülen battaniye, saçlarını şefkatle okşayan bir anne elinin olması bayramdır. Yeni eve asılan perdeler, alın teriyle kazanılmış rızkın konduğu sofra başında hep beraber oturabilmek bayramdır. Yüklü bir borcun son taksitini öderken sıkılan eller bayramdır. Evde yalnızlığımızı noktalayan komşumuzun sesini duymak, sevgiyle gülümsemesi ve hatırımızı sorması bayramdır. Yeni evli bir çift için nice adağın ardından gelen çocuk sesi bayramdır. Sonrasında gelen ilk diş, ilk söz, ilk adım, ilkyazı, ilk karne bayramdır. Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve eli dolu gelebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları hanımla birlikte balkonda çay yudumlayabilmek bayramdır. İhlâsla ibadet edebilmek, nimetlerin şükrünü bilmek, Hamdolsun iyiyim diyebilmek bayramdır. Eski fotoğraflara gururla bakabilmek, emekli olsan bile eski mesai arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır. Alnı açık yaşlanmak bayramdır. Ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek, cenaze namazının kılacak ve ardından fatiha okuyacak birilerinin bulunduğunu bilmek bayramdır. Güne gülümseyerek başlayabilmek bayramdır. Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, cezaevindeki cezayı tamamlayıp çıkmak, yoğun bakımdan sağlıkla çıkmak bayramdır. Kurak bir yaz günü yağmurun yağması, su sıkıntısının sona ermesi, ekinlerin bol, mahsulün verimli olması bayramdır. Ve şu günlerde şehit ve gazi haberlerinin olmadığı bir günün ardından gönül huzuruyla ve güvenle başımızı yastığa koyabilmek bizim için bayramdır Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli Kurban Bayramları dilerim. Her gününüzün bayram sevinciyle dolması ve bayram olması dileğiyle kalın sağlıcakla. Sizleri çok seviyorum sevgiyle. Mehmet İSPİR
Mehmet İSPİR
07 Aralık 2007 02:54 | E-90 ULUKIŞLA
UFKA BAKIŞ İnsanı yetiştiren ve onu başarıdan başarıya koşturan en güçlü enerji, ufuktur. Fuzûlî\'ye demişler: \"-Boşuna ne diye uğraşıyorsun? Söylenmesi gereken her şey söylendi. Yazılacak ne varsa yazıldı!..\" O da şu cevabı vermiş: \"-Hayır! Benim söyleyeceklerim söylenmedi. Benim yazacaklarım da yazılmadı!..\" İşte bu cevabın içindeki ruh ve ufuk, neticede Türk edebiyatı dünyası üzerine hiç sönmeyecek ve batmayacak bir güneşin doğmasına vesile oldu. Aksi hâlde edebiyatımız Fuzûlî gibi muhteşem bir şairden mahrum kalacaktı... Aynı hâdise Şeyh Gâlib\'in başından da geçer. Ona da: \"-Öncekiler her şeyi söyledi ve yazdı! Artık onlardan daha güzelini söyleyip yazmak imkânsız!\" derler. Şeyh Gâlib de: \"-Hayır! Her zaman için daha güzelini yazmak mümkündür. Her zaman için yazılacak yeni şeyler vardır.\" cevabını verir. Çünkü Yaratan, her ağaca ayrı bir tomurcuk verir ve bu tomurcuklar, aynı meyveleri veriyor görünseler de bütün ağaçlar birbirinden farklı bir yapı arzederler. Dolayısıyla her ağaç kendine verilen imkân ve kâbiliyeti görmeli ve izhâr etmelidir. Aksi hâlde Necip Fazıl merhumun dediği gibi: Tomurcuklarının derdinde olmayan ağaç, odundur!..ATATÜRK, Fuzûlînin hâlleri de, bir mânâda tomurcuklarının derdinde olan verimli bir ağacın misâli gibidir. Işte bugün yetişen genç nesil için elzem olan ufuk!.. Şunu ifade etmek istiyorum: Bütün varlıklar, ancak ayaklarının büyüklüğü nisbetinde adım atarlar. Fakat insanoğlunun adımları ise, ayaklarının değil, ufkunun büyüklüğü ve genişliği ölçüsündedir. Hazret-i Yûsuf\'a, içine düştüğü kadın fitnesi karşısında zindan daha hayırlı göründüğü için onun hakkında zindan hükmü tahakkuk etti. Peygamber Efendimiz -sallâllâhü aleyhi ve sellem-\'in ufku ise, Tâif imtihanında yedi kat gökleri aştığından mîrâca nâil oldu. Dolayısıyla bütün insanlık, umumiyetle ufuklarının gezip dolaştığı yerlere yönelir ve yöneldiklerini elde eder. Onun için insanın dış âlemde başardığı her şey, iç âleminde başarabildiğidir. Fetihten sonra Fâtih Sultan Mehmed Han\'a sorarlar: \"-Sultânım! Niçin Istanbul\'u fethettiniz?\" Ulu Hakan şu cevabı verir: \"-İstanbul beni fethettiği için...\" Yâni büyük fetih, karşılıklı olarak Fâtih Sultan Mehmed Han\'ın önce içinde tamamlanmıştır. O, bu sebeple Bizans Imparatorunun gönderdiği elçiye: \"-Kralına söyle; benim yapabildiklerime onun hayalleri bile erişemez!..\" demiştir. Çünkü başarının %5\'i yapmayı bilmekten, %95\'i yapabilmekten geçer ve insan da ancak yapabileceklerini gerçeklere paralel olarak hayâl eder. Yapabilmek ise, ufkun, hakîkate uygun bir genişlemeyle uzanabildiği nisbete bağlıdır. Ufku kendi içinde bir çukura saplanmış kişinin başarabileceği ile ufku yüce dağları aşan bir şahsın muvaffakıyeti arasında dağlar kadar fark vardır. Kısacası iç âleminde zafer kazanan bir irâdenin dış âlemde kazanamayacağı zafer yokken, iç âleminde mağlûb bir kimsenin de dış âlemde elde edeceği hiçbir gâlibiyet yoktur. Tarihin engin sayfalarında dolaştığımızda, yükseliş ve çöküşlerin arka plânlarında hep bu gerçeği görmekteyiz. Türk milletinin zirvelere doğru tırmanışını hızlandıran ve lider şahsiyetlerin çok üstün vasıf ve inkişaflarla yetişmesini temin eden Kutadgu Bilig adlı eserin yazılış tarihi 1070\'li yıllardır. Eser devamlı olarak daha ötelere ulaşabilmenin imkân ve ehemmiyetini gösterir. Der ki bütün bir nesle: \"Sen ilimle göklere de çıkabilirsin!\" Gerçekten de bu ufukla Türk milletinin astronomi sahasında yetiştirdiği dev şahsiyetler, hâlâ dünyanın uzay araştırmaları hususunda önünde eğildiği nâdir insanlardır. Uluğ Bey ve Ali Kuşçu gibi büyük ilim adamları bu ufkun iklîminde yeşermiş çınarlardır. Bu ufuk, devamlı bir yükseliş, terakkî ve ilerlemeye vesile olarak sayıyız keşif ve buluşlara imza attırırken daha sonra beyinlerde yaşanan daralma ve durgunluk da, büyük bir çöküş ve küçülüşe imza attırmıştır. Nitekim Kutadgu Bilig\'in 1070\'li yıllarda verdiği ufuktan yaklaşık dokuz yüz yıl sonra yaşanan çalkantılar ve beyin daralması neticesinde bugünkü hâlimiz ortadadır. Bilmelidir ki, rüyaları gerçekleştirmenin en kestirme yolu da, uyumamaktır. ATATÜRK,Mevlânâlar, Yunuslar ve Fâtihler gibi yarının insanları olabilmek istiyorsak, dünler ve bugünlerle oyalanmamalıyız. Geçmişten hisse alıp geleceğe yüksek bir ufukla beraber yürümesini bilmeliyiz. Aksi hâlde aklen, fikren ve rûhen kısa boylu insanların yanıltıcı gölgelerinde akşamlarız. Böyle kısa boylu insanlar ki, eğer bir yerde uzun gölgeler veriyor bir hâldeyse, o zaman orada güneş batıyor demektir... Ama insanlar kendilerini yüce ufukların kanatlarına teslîm edip madde ve mânâsıyla gökleri de aşmışsa, bu durumda da güneş hiç batmayacak demektir... Ulaşmalı diyorum, bu engin ufka gencin gözü ve eli... Gençlik, ufuklarla sözleşmeli... Çünkü; Gidebildiğimiz yer, ufkumuzun bulunduğu yerdir. Sevgiyle kalın E-90 ULUKIŞLA 'dan selamlar sizleri çok seviyorum DEĞERLİ MEHMET BEY, GÖRÜŞLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ
muhammet ardıç
04 Aralık 2007 20:59 | zonguldak
tüm kadirlilere selamlar.. kadirlide görev yapan değerli öğretmen arkadaşlarıma..mehmet serçe. hakan durmuşoğlu ve felsefe öğretmeni Mehmet Alıcıya SELAMLARIMI İLETİRİM..(ve adını saymadığım arkadaşlarıma)telefonları değişmiş herhalde. ulaşamıyorum.. ALICI ARKADAŞIM..akdeniz_toros@hotmail.com benim msn adresim saygılarımla.. MUHAMMET BEY VEFANIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ
ali osman uyduran
03 Aralık 2007 11:07 | london
güzel kadirliye selamlar
AYŞE GÜL ALICI
02 Aralık 2007 16:39 | KONYA
SELAMLARRRRRR!!KONYADA KADİRLİLİLER DERNEĞİ VAR MIII?? ![]() DEĞERLİ AYŞEGÜL, ŞU AN KONYADA KADİRLİLİLER DERNEĞİ VARMI BİLMİYORUZ. KAVAK ŞUBESİ OLABİLİR 189 Ziyaretci Defteri Kayitlari |
|
||
|
bilge hanım duyarlılığınızdan dolayı teşekkürler,